Müzik Nedir?

1 December 2004 - 20:28 (Akıl Fikir)

Müzik evrensel bir dildir. Şaka len şaka :) Herkesin hoşuna gidebilir ancak bazı insalarda tarifsiz duygu yoğunluğuna neden olabilir. Bunlara kısaca müzikten anlayan insan da denebilir. “Anlamak”tan kastım bilgi ve analiz becerisi değil; hissetmek… Bunun zamanla mı kazanıldığı, doğuştan mı geldiği hakkında pek fikrim yok. Belki her iki nedenden dolayı ortaya çıkabiliyordur.

İki farklı duygu olduğunu düşünüyorum. Birincisi üst üste gelen ve arka arkaya dizilen seslerin (notaların) verdiği duygu, ikincisi ise ritmin verdiği duygu. Evet, bence bunlar farklı şeyler. Müzik denilince akla gelen notalardır ancak bir perküsyon solosuna müzik dememek de mümkün değil. Bazılarının “E vurmalı çalgılarda da nota var” dediğini duyar gibi oluyorum. Aslında daha önce duydum. Fakat vurmalı çalgılardan aldığımız hissiyatı buna bağlayamayız. Zira sabit bir sesle çalınan vurmalı çalgı yine içimizde birşeylerin “kıpraşmasına” yol açacaktır.

Bazen çalan müzik, onu anlayan insanın ağzının yüzünün yamulmasına, garip vücut hareketlerine sebep olur. Mesela bir enstrüman çalan ve çaldığını anlayan bir insan sanki birşey anlatmak istiyormuş ya da ağzı, kolu, bacağı olan bir enstrümanmış gibi davranabilir. Sakın korkmayın. Bence bunun sebebi müziğin adeta farklı bir dünyanın dili olması, verdiği duyguların başka türlü anlatılamayacak olması ve bu durumla karşılaşan insanın hislerini ifade etmeye çalışmasıdır. Hissettiklerini dünyamıza uygun olarak gerçekleme isteği de denebilir. Bu sonradan kazanılan bir alışkanlık da olabilir. Yani izlediği diğer müzisyenler aynı hareketi yapıyordur ve o da bir nevi taklit ediyordur. Ancak bu durumdaki insan ne yapacağını önceden düşünmez. Buna sebep olan duygu yoğunluğudur. O yüzden böyle bir taklit mekanizması olduğunu sanmıyorum.

Şu ana kadar salt müzikten bahsettim. Yani işin içine sözleri, şarkı konusunu katmadım. O da ayrı bir konu; yukarıda bahsettiklerim ve gerçek dünyadan bazı duyguların oluşturduğu bir karışımdır belki.

58 Comments

Rakı ve su

28 November 2004 - 15:02 (Yorum, Akıl Fikir)

Geçen gün düşündüm de rakı içtikten sonra çoğu insan arkasından hemen su içiyor. Zaten rakı servis edilirken de iki bardak geliyor. Biri rakı diğeri su için. Demek ki bu çok yaygın ve normal birşey ama ben anlayamıyorum. Zaten içtiğin rakının en az yarısı (o da delikanlıysan) su. Buna bile katlanamayıp üzerine su içiyosan sen niye içiyosun ki bunu? İçmeye alışık olmayan bir insandan beklenir ama harbi alemciyim diye takılan böyle çok insan var!?

3 Comments

Kırmızı Kart

27 November 2004 - 00:40 (Akıl Fikir)

Anladığım kadarıyla futbol maçlarında haakem bir oyuncuya kırmızı kart gösterecekse bunu yüzüne karşı yapmak zorunda. Yani futbolcunun kırmızı kart gördüğünü gerçekten bilmesi gerekiyor. Bazen futbolcular “Yaa bırak hocam yaa!” der gibi arkalarını dönüp bi trip atıyolar; hakem de hemen “Hüoop! Nereye birader?!” der gibi bi hareketler yapınca futbolcu da paşa paşa kırmızı kartı seyrediyor.
Keşke bu da oyunun bi parçası olsaydı ve hakem kovalasa, oyuncu da kaçsaydı :D Mesela hakem yakalayamadı mı adamı; adam kurtulsa kırmızı kart görmekten… “Gösteremedin ki bana ne!” der gibi oynamaya devam etse…

Comments


          Sonraki Kayıtlar »