Hoş Espriler
Yenal bişey indirmiş internetten ondan bahsediyo:
ben - Nerden buldun lan onu? Kazaa’yla mı indirdin?
yenal - Yoo bilerek indirdim.
Burak’la Körfez Savaşı’nın müziğini duyuyoruz:
burak - Neydi ya bu enstrümanın adı?
ben - Ermeni düdüğü.
burak - Öyle alet mi olur lan!?
ben - Canım sözde Ermeni düdüğü.
Üniversiteye hazırlık döneminde Eray bana edebiyat çalıştırmaya çalışıyo. Bi yazarı bana hatırlatmaya çalışırken:
eray - Olm adı Ruhi, bari lakabını hatırla, neydi lakabı?
ben - Tuz.
(Gülmekten kırılmıştık. Bu tip espriler üzerine şöyle bir tezim var: Espriyi açıklamadan karşı tarafın anlamasına bırakırsanız karşı taraf anladığında çok daha fazla tepki veriyor. O anda küçük bir bulmaca çözmüş oluyor ve daha fazla haz duyuluyor. Mesela ben cevap olarak Tuz Ruhi deseydim o kadar komik olmazdı. Yapması gereken tek şey Ruhi’yi ruhu’yla değiştirmek olurdu. Ama diğer türlü daha süper oluyo yani işte…)
Şimdi aklıma geldi:
Voltran çizgi filminde elemanlar Voltran’ı oluştururken son olarak lider olan tipleme “Ben de başını oluşturucaaamm” diyodu. Hehe, küçükken kafa basmıyodu böyle şeylere ama çok komikmiş lan!