Arşiv: September, 2005

Ben de bencil ve duyarsız olmak istiyorum.
Acıları hayatın gelip geçici bir parçası olarak yaşayabileyim. Karnım ağrımasın, sadece üzüleyim. Hiç bir olayı kendi keyfimden daha fazla ciddiye almayayım.
Dünya benim çevremde dönüyor sanayım.
Kendimi iyi hayat yaşama uzmanı ilan edeyim.
Her boktan anladığımı sanıp milletin işine karışayım.
Duygularımı paylaşma ihtiyacım olmasın. Zaten paylaşacak kadar çok duygum da olmasın.

(Bişey olmadı lan. Birden aklıma geldi öyle…)

Bu sabah Sultanahmet’te bir lokantaya girip çorba içtim. Hesabı ödemek üzere kalktım ve kasadaki amcaya çorbanın fiyatını sordum. Üç milyon lira olduğunu söyledi. “Saçlarım biraz uzun olabilir ama ben de halktan biriyim!” imajı yaratmak için “Turistik yerlerde biraz pahalı oluyo galiba” dedim! Adam sinirlendi lan :) Sanırım “Bende çorbaya üç milyon lira vericek göz var mı be” mesajı aldı benden. Pek anlayamadığım birsürü laf etti. “Su da içmişsin” falan dedi. Meğerse su dahil toplam hesabı söylemiş. Ben ne bileyim, “çorba kaç para” diye sormuştum. “Su falan tamam da insan üç milyona acılı ekşili Çin çorbası içiyo” demedim.

Kopyalanabilir Eserlerin Satışı

Müzik ve sinema eserleri gibi kopyalanabilir eserin ucuz sayılmayacak fiyatlarla satılmasını küçük yaşlarımda garip karşıladığımı hatırlıyorum. Ben bir sanat eseri yaratıcam, insanlar onu beğenecekler, beni takdir edecek ve bana hayranlık duyacaklar ve tüm bunları yapmak için bana para ödeyecekler. Haadi caanıım! Tabi o paranın önemli bir kısmı bu eserleri oluşturan kişilere değil dağıtan şirketlere falan gidiyor. Diyorum ki dağıtım artık şu şekilde olsun: Eserini yapan internete koysun ve millet indirip dinledikçe, izledikçe sanatçı ünlensin, zevklensin. Hem araya kimse girmemiş olur hem de eserler ticaret amacıyla yönlendirilmemiş olur (bkz: günümüz pop müziği). Peki bu sanatçılar nereden ekmeğini kazanacak? Kendilerini sevenlerin bağışlarından. Peki bu miktar çalışmalarını devam ettirmelerine yetmeyecek seviyede olursa? O zaman devam etmeyecekler. Tabi bu durumda 100 milyon dolarlık filmlerin çekilmesini de beklememek lazım. En azından müzik için olabilir bence. Zaten bir insanın şarkı yaparak dolar milyoneri olması pek adil olmasa gerek.

Telgrafın Telleri

Bazı download sitelerinde indirmek istediğimiz dosya için bulunduğumuz ülkeye yakın bir yer tercihi yapmamız istenir. Böylece bulunduğumuz yere yakın bir sunucudan daha çabuk bir şekilde indirme işlemini yapmamız mümkün olur. Örneğin Kuzey Amerika yerine Yunanistan seçersem dosyanın daha hızlı bir şekilde gelmesini bekliyorum. Fakat öyle olmuyor :) Amerika’yı seçince genelde daha çabuk geliyor dosyalar. Demek ki bu iş bilgisayarların birbirine yakınlığından çok ülkelerin güçleriyle ilgili ;)