Teknostaljik
Eveet, bir konunun daha başına geldik sevgili okurlar. Teknoloji karşıtlığı veya nostaljinin yüceltilmesinden bahsedeyim dedim. Başlık için kusura bakmayın, kendimi tutamadım. Hani bazı insanlar müziği CD’den dinlemektense plaktan dinlemekten daha çok zevk alırlar. Bunun sebebi tabii ki sesin kalitesi değil, zannımca eski günlere duyulan özlemdir. Ya da e-posta göndermeyi aşağılamak ve mektubun ne kadar anlamlı olduğundan bahsetmek… E-posta ile her an her yerden sevdiklerimize ulaşabiliriz. Oysa eski günlerde sevdiğinizden gelen, kendi el yazısıyla yazdığı bir mektubun yarattığı heyecan apayrıydı. Halen mektup ayrı bir anlam taşır; sevdiğimiz, özlediğimiz insan o kağıda dokunarak yazmıştır herşeyden önce. Ama burada e-postayı aşağılamanın bir anlamı yok, hatta saçma. İstediğimiz an istediğimiz kişiye bir ileti gönderebilmek müthiş bir imkandır.
Benzer şekilde cep telefonundan bahsedelim. Eskiden eve gelince beni arayan var mı diye sorardım. Ya da evdeki birisi seni şu arkadaşın aradı derdi. Bu da güzel bir duyguydu ama sonra cep telefonu çıktı. İstediğimiz kişiyi istediğimiz zaman arayabilir olduk. Peki eski günlerdeki o duyguyu benden aldığı için ondan nefret mi etmeliyim? On yıl önce sana istediğin zaman istediğin insanın sesini duyma şansı verelim deseler ret mi ederdim?
50 yıl sonra direkt düşünerek bilgisayarınıza yazı yazabildiğiniz zaman, “eskiden ne güzel tıkır tıkır yazardık” diyeceksiniz.

Biliyorsunuz, teoriye göre hayat suda başlamıştır. Size acayip bi’ şey söyleyim mi… Bizim için suyun tadının, kokusunun olmamasının sebebi… Ondan geliyor olmamız olsa! Amatörce bilimsel bir teori üretmeye çalışmıyorum; daha çok sembolik, şiirsel bir şey…
Son Yorumlar